| RSS Feeds |
Subscribe to our feeds!
 |
|
| Pervane ve Mevlana |
Sinop’ta bulunan Alaattin Camisini onaran ve Durağan’da bulunan tarihi kervansarayı da yaptıran kişi olan büyük devlet adamı Pervane Muineddin Süleyman Türk tarihinin en önemli insanlarından olan Mevlana Celaleddin Rumi ile aynı dönemde yaşamıştır. Pervane ve Mevlana aynı dönemin insanlarıdır. Ve ikisi çok çok iyi dostlardır. Birlikte sohbet meclislerinde olmaktan geri durmamışlar ve özellikle Pervane Süleyman Mevlana’nın bütün arzularını yerine getirmiştir. Mevlana’da bu saygı, sevgi ve hürmete binaen dünyaca tanınan ünlü eserlerinden Fîhî Mâfih, Mesnevî ve Divan-i Kebîr’i Pervane Muineddin Süleyman’a ithaf etmiştir.
Mevlana ile ilgili olarak şu kısa bilgiyi vermeden geçemeyeceğim.
Mevlana bir şeb-i aruz töreni sonrasında;
“Yabancı değil, sizin köyün halkından
Bir dostum, semtinizde bir yer arayan!..
Düşman da görünse çehrem, olamam düşman,
Acemce söylesem de Türküm aslen.”
Mevlana Hazretleri bu dizelerde Türk olduğunu oldukça veciz bir şekilde açıklamıştır ve milliyeti üzerine yapılan spekülasyonlara gereken cevabı vermiştir.Mevlana Farsça yazmakla beraber Anadolu'da gelismekte olan Islâmi Türk edebiyati üzerinde sürekli etki yapmistir. Sultanü'l-Ulema Bahaeddin Veled'in oglu olan Mevlâna Belh'te dogmus ve 1273'te burada ölmüstür.
Mevlâna. devrinin bütün ileri gelenlerinden saygı görüyordu ama. hiçbiriyle münasebeti. Muineddin Süleyman Pervane ile olduğu kadar dostça ve samimi olamamıştı. Süleyman Pervâne, gençliğinde, Selçuklu Sarayında çeşitli hizmetlerde bulunmuş. Sultan Gıyaseddin Keyhüsrev II. nın kızı Gürcü Hatunla evlenmiş, itibarlı bir devlet adamı idi. Bir ara. Tokat emirliğinde bulunmuş, daha sonra Moğolların Anadolu Umumî Valisi olan Baycu Noyan'ın. itimadını kazanarak "Pervane veya Pervaneci" mansıbını elde etmişti. Pervânecilik, Anadolu Selçuklularında, Vezirlikten sonra, en yüksek bir makamdı. Onaltı yıl Selçuklu devletini idare eden. bir taraftan Moğolların, diğer taraftan Selçuklu sultanlarının sevgisini kazanan Süleyman Pervane, olgun ve bilgin, düşkünler babası, hayırsever, ince ruhlu bir emir olarak tanınmıştı. Çevresindeki ilim adamlarına, mutasavvıflara, ilgi ve saygı gösterir, onları sarayına toplar, sohbet meclisleri kurardı. Tokat'ta vazife gördüğü sırada, tanınmış sûfîlerden Fahreddin Irakî'ye bir zaviye yaptırmış ve kendisi de müridi olmuştu. Konya'ya dönünce, önce, Mevlâna'nın derslerine devama başlamış, sonra da özel toplantılarına katılarak teveccühünü kazanmıştı. Eli acık, gönlü gani, hür düşünceli, temiz kalpli, aydın bir insan olduğu için Mevlâna'nın yanında seçkin bir yen vardı Mevlâna yazdığı mektuplarda Onu: "Kendi gücünden, kuvvetinden çekinen. Allah lûtfuna, ihsanına sarılan, muradına eriş mührüyle mühürlenmiş, kurtuluş bineğine binmiş olan ahiret yurdunu, yüce konakları dileyen adaletle, ihsanla eşdost, gerçeklikle, tam inançla arkadaş. Hak katında makbul halk katında övülmüş bulunan emirler padişahı Muineddin." diye taltif ediyordu. Bir mektubunda da: "Devletler bağışlayan güneş, yücelikler göğü, yücelerin baş tacı " diye övüyordu
Hz. Peygamber'in hediyeleşmeyi teşvik eden sözleri Anadolu'da büyük ilgi görmüş ve "yarım elma gönül alma" seklinde sembolleşen bu gelenek Türk milletinin başlıca özelliklerinden birisi olmuştur. Devrin anlayışına göre hükümdar ve ileri gelen devlet adamları birbirlerine ve halka hediyeler verirlerdi ki bu da işgal ettikleri makam ile mütenasip olurdu. Muineddin Pervane Mevlâna’nın müjde ve iltifatı üzerine tarikat mensuplarına 2.000 dinara yakın bağışta bulunmuştur. Ayrıca Konya'da bulunan yetim ve fakirlere de elbiseler dağıtmıştı. Devrin en yaygın hediyesi altın idi. Uğur getireceğine inanılarak daha çok altın ve çiçek hediye edilirdi.
Bir gün Emir Süleyman Pervane, Hz.Mevlana'dan kendisine öğüt vermesi için ricada bulunmuştu.
Hz. Mevlana bir müddet düşündükten sonra:
-Emir Pervane, Kur'an'ı ezberlediğini duyuyorum, doğru mu? dedi.
Pervane:
-Evet.
-Ayrıca, Şeyh Sadreddin'den hadis ilmi okuduğunu da duydum.
-Evet doğrudur.
Bunun üzerine Mevlana Hazretleri şöyle buyurdu:
-Mademki, Allah ve O'nun Peygamberi'nin sözlerini okuyorsun... O sözlerden öğüt alamıyorsan, hiçbir ayet ve hadisin emrine uymuyorsan, benim öğüdümü nasıl dinler ve ona uyarsın!
Borçlu biri Mevlana’ya gelir; ya devlete olan borçlarının bağışlanmasını ya da mühlet verilmesi için Pervane’ye bir mektup yazmasını diler. Mevlana bir şefaat mektubu yazıp adamın eline verir. Pervane mektubu okuyunca bu iş der; divana ait bir iş. Adam Mevlana’ya gelip bu sözü söyleyince, Mevlana: divan Süleyman’ın hükmündedir, Süleyman divanın hükmünde değil, mealinde bir mektup yazıp o adamla gönderir. Pervane mektubu okuyunca adamcağızın borçlarını bağışlatır.
Tarihimize ve tarihi değerlerimize hep birlikte sahip çıkalım.
|
| Yorumlar |
|
Henüz bir yorum gönderilmemiş.
|
| Yorum Gönder |
|
Yorum Gönderebilmek için Üye Girişi yapmalısınız yada Sitemize Üye Olmalısınız.
|
| Oylama |
|
Sadece üyeler oylayabilir.
Lütfen Üye olun yada Üye girişi yapın.
Henüz bir oylama yapılmamış.
|
|
| Takvim |
| Agustos | | P | Sa | Ca | Pe | Cu | Cm | Pzr |
|---|
| | | |
1
|
2
|
3
|
|
4
|
5
|
6
|
7
|
8
|
9
|
10
|
|
11
|
12
|
13
|
14
|
15
|
16
|
17
|
|
18
|
19
|
20
|
21
|
22
|
23
|
24
|
|
25
|
26
|
27
|
28
|
29
|
30
|
31
|
Olaylar
Daha Cok olay icin TIKLA |
| Çevrimiçi Yöneticiler |
Çevrimiçi Ziyaretçiler: 1
Çevrimiçi Yönetici Yok
Kayıtlı Üyeler: 52
En Yeni Üye: senaseyma
|
| Kısa Mesajlar |
Mesajınızı gönderebilmeniz için üye olmanız yada üye girişi yapmanız gerekmektedir.
Kısa Mesajlar Arşivi
|
|